Skip Navigation Links2.Bölge Müdürlüğü > Uludağ Milli Parkı

       ULUDAĞ MİLLİ PARKI

Bursa şehir merkezinin güneyinde yer alan Uludağ, 11 338 ha.’ lık bir alanda 20 Eylül 1961 tarihinde Milli Park olarak ilan edilmiş olup daha sonra Milli Park alanı 1996 yılında 12 762 ha.’a çıkarılmıştır. 
Uludağ; Anadolu’ da Olympos adıyla anılan 6 kutsal dağdan biridir. 2.543 metre yükseklikte olan Uludağ, Marmara Bölgesi’nin en yüksek noktasıdır. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Keşiş Dağı olarak anılan dağ 1925 yılında “ULUDAĞ” adını almıştır.

 

 

 

Uludağ Milli Parkına (Karabelen Giriş Kapısına ) Bursa’dan 22  km.lik karayolu ile ulaşılabilmektedir. Giriş Kapı­sından 3 km.lik karayolu ile Kirazlıyaylaya, 10 km.lik karayolu ile  Sarıalana, 11 km.lik karayolu ile Oteller Bölgesine, Oteller Bölgesinden de 2 km’lik karayolu ile Çobankayaya ulaşılabilmektedir. Ayrıca Bursa’dan Uludağ Milli Parkı Sarıalan Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanına (1635m) 20 dakikalık teleferik yolculuğu ile de ulaşılabilmektedir. 

 

 

KAYNAK DEĞERLERİ

12762 ha.’lık alana sahip olan Uludağ Milli Parkı’ nın % 71’i orman, % 28’ i çayırlık ve kayalık alanlar, % 0,4’ ü açık alanlar, % 0,1’ i su ile kaplı alanlar, % 0,8’ i ise yerleşim alanlarıdır. Uludağ, ormanlık alanlar, makilik, turbalıklar, subalpin fundalıklar, alpin sarp kayalıklar ve açık alanlar gibi çok zengin bir habitat çeşitliliğine sahiptir. Bitkisel çeşitlilik merkezi olan Uludağ’da, 1320 bitki türü bulunmakta olup, bunlardan 33’ ü Uludağ, 138’ i Türkiye endemiği olmak üzere toplam 171 endemik türe ev sahipliği yapmaktadır. Küresel ölçekte nesli tehlike altında olan 3 Avrupa ölçeğinde ise 54 türün yaşam alanını oluşturmakta olup Nadir Tür Sayısı 16’ dır.

 

  

 

 Endemik türlerin çoğu Uludağ Milli Park sınırları içerisinde özellikle Bakacak, Volfram Madeni çevresi, Şahinkaya, Kuşaklıkaya, Fatin Tepe ve Göller Bölgesinde yoğun olarak görülmektedir.

Uludağ, yeni türlerin oluşumu açısından da büyük bir potansiyele sahiptir. Yeni türler olarak saptanıp isimlendirilerek bilim dünyasına ve Dünya Florasına kazandırılan tür sayısı şimdilik 6 olup bu konuda çalışmalar devam etmektedir.

Uludağ, Alman Botanikçi Mayr’e göre bitki zonlarının görülebileceği nadir yerlerden biridir. Uludağ'ın Bitki örtüsü tipleri arasında (350 m' ye kadar) tipik Akdeniz maki ve frigana bitki örtüsü yer alır. Orman kuşağı, karışık kestane (Castanea sativa) ormanı (350-700 m), sık doğu kayını (Fagus orientalis) ormanları (700-1500 m), lokal olarak sapsız meşe (Quercus petraea) ve nemli Uludağ göknarı (Abies nordmanniana ssp. bornmuelleriana) topluluklarından (1500-2100 m) oluşur.

 

 

 

 

 

Türkiye'nin endemik ve önemli ağaç türlerinden biri olan Uludağ Göknarı, alanda çok sağlıklı topluluklar oluşturur. Orman kuşağı 2000 m' nin üstünde subalpin fundalıklara geçiş yapar. Subalpin kuşağı (1800-2200 m), bodur çalıları ve açık mera toplulukları ağırlıkta olmak üzere, yüksek arazi fundalık bitki örtüsü tiplerinin bir mozayiğini içerir. Subalpin ve alpin kuşaklardaki daha kurak yamaçlarda endemik türler  bulunmaktadır.

Alanda Bern Sözleşmesi'ne göre Tehlike Altındaki Habitatlar;

Akdeniz dağlık sık meraları,
Batı Karadeniz doğukayını ormanları,
Batı Karadeniz göknar-doğu kayını ormanları,
Batı Karadeniz'in alt kesimlerinde yetişen doğu ormanları,
Batı Karadeniz'in alt kesimlerinde yetişen subalpin ormanlarıdır.
Uludağ, ev sahipliği yaptığı pek çok bitki türünün gösterdiği ilginç yayılış deseni nedeniyle bitki coğrafyası açısından da çok önemlidir. Önemli Bitki Alanı (ÖBA).

 

 

 

 

 

 

 

Nadir Türler arasında; Küresel Ölçekte Tehlike Altındaki Türler [3 Takson],
Avrupa Ölçeğinde Tehlike Altındaki Türler [54 Takson],
Ulusal Ölçekte Nadir Diğer Türler [39 Takson] bulunmaktadır.

Uludağ Milli Parkında endemik bir tür olan Apollo Kelebeği, ayrıca dünyada sayıları çok azalmış olan Sakallı Akbaba bulunmaktadır. Bunların dışında; tilki, çakal, yaban kedisi, porsuk, sincap, sansar, tavşan, karaca, yaban domuzu, kirpi, oklu kirpi, dağ faresi, kaplumbağa, kurbağa, alabalık, kurt ve ayı bulunmaktadır. Sürüngenlerden; yılan, kertenkele, bukalemun, kuşlardan ise; akbaba, kaya kartalı, doğan, şahin, atmaca, kerkenez, karga, ağaçkakan, saksağan, baykuş, dağ güvercini, tahtalı, çulluk, üveyik, karatavuk, saka, çalıkuşu, keklik, bülbül ve serçe türleri bulunmaktadır. 46 tür kelebek ve 11 tür bombus arısı tespit edilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Uludağ Milli Parkın sakallı akbaba ve kaya kartalının üreme popülasyonlarını barındırması nedeniyle Önemli Kuş Alanı (ÖKA) olarak belirlenmiştir. Kızıl akbaba, çakırkuşu, küçük kartal, bıyıklı doğan, ve gökdoğanın Uludağda ürediği sanılmaktadır. Uludağ aynı zamanda Türkiye’de paçalı baykuşun yaşadığı bilinen birkaç yerden biridir.

Yer kürenin derinliklerinden gelen mağmanın kırıklar ve çatlaklar boyunca yeryüzüne doğru yükselmesi ve katılaşması sonunda meydana gelen Uludağ’ın jeolojik yapısını genellikle iç püskürük granit kayaçları oluşturmaktadır.

2.543 metre yükseklikteki Uludağ Tepe altında kalan bölgede, son buzul devrinden kalma ve buzul aşındırması sonucu oluşmuş bir kısmı yazın kuruyan buzul gölleri bulunur. Buzul göllerin en önemlileri Uludağ Tepe’nin kuzeyindeki Kara Göl, Kilimli Göl, Aynalı Göl, Buzlu Göl ve yazın kuruyan Heybeli Göl’dür. Dağın kuzeybatı bölgesinde ise yaz aylarında kuruyan Çayırlıdere ve Koğukdere gölleri bulunmaktadır.

 

 

ALANDAKİ REKREASYONEL KULLANIMLAR

Uludağ Milli Park’ nın yıllık ziyaretçi sayısı yaklaşık 800.000 kişi olup ziyaretçilerin yaklaşık  600.000’ i karayoluyla, 200.000’ i teleferikle milli parka ulaşmaktadır. Bu ziyaretçilerin % 50 si yaz sezonunda, % 35 i kış sezonunda % 15 i de bahar aylarında milli parkı ziyaret etmektedirler.

Bakacak Seyir Terası Çobankaya Bölgesine 2 km. mesafede olup Bursa’ nın ve Gemlik Körfezi’nin, Uluabat Gölü’ nün panaromik görüntüsü en iyi seyredilebileceği yerdir.

 

 

 

 

Uludağ’ da ortalama 4 ay süre ile kış sporları yapılabilmektedir. Kayak için uygun zaman 20 Aralık - 20 Mart tarihleri arasındaki dönemdir. Kayak dışında snowboard, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktiviteleri yapılabilmektedir.  Uludağ yaz mevsiminde de kampçılık, dağcılık, trekking, piknik rekreasyon eylemlerine açıktır.

I. Gelişim ( Oteller ) Bölgesinde özel sektöre ait 18 adet turizm tesisi; kamuya ait 12 adet  tesis, II. Gelişim Bölgesinde ise; özel sektöre ait 4 adet turizm tesisi hizmet vermektedir. Ayrıca Kirazlıyayla’da kamuya ait 2 tesis bulunmaktadır.Oteller Bölgesinde kayak turizmine hizmet veren 22 adet mekanik tesis (teleski-telesiyej) mevcuttur. Milli Parkta bulunan turizm ve kamu tesisleri daha çok kış turizmine yönelik hizmet vermektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaz Sezonunda, Sarıalan ve Çobankaya Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanlarında konaklama yapılabilmektedir. Sarıalan Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanında yaz sezonunda hizmet veren 12 adet kır evi mevcut olup, 300  çadırlık kamp alanı bulunmaktadır. Bunun dışında, Hediyelik Satış Dükkanları ve  Kır Gazinoları bulunmaktadır. Çobankaya Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanında yaz sezonunda hizmet veren Satış Büfesi ve100 çadırlık kamp alanı bulunmaktadır. Bundan başka Kirazlıyayla ve Karabelen Günübirlik Kullanım Alanlarında günübirlik rekreasyonel faaliyetler yapılabilmektedir.

 

 

 

 

Ayrıca Zirve tepe, göller, Sarıalan, Bakacak, Cennetkaya, Tutyeli, Çobankaya, Devetaşı önemli manzara seyir yerleridir. Uludağ yaz ve kış doğa yürüyüşüne elverişli olup tercih edilen 8 parkur belirlenmiştir;

-Oteller Bölgesi-Kurtkaya-Kızpınar Mevkii-Sarıalan,
-Sarıçayır Tepe - Alman Çayırı Mevkii – Çobankaya - Softaboğan Mevkii,
-Oteller Bölgesi - Çobankaya-Bakacak,
-Tefferrüç - Kadıyayla – Sarıalan,
-Oteller Bölgesi-Zirve Tepe-Volfram Mevkii – Göller Bölgesi,
-Kirazlıyayla-Gölcük Mevkii,
-Oteller Bölgesi – Paşaçayırı Tepe,
-Alaçam Giriş Kontrol Noktası – Kaçakçıyolu Mevkii - Göller Bölgesi.

 

 

KÜLTÜREL DEĞERLER
Türkiye’nin dördüncü büyük kenti olan ve Osmanlı’nın ilk başkenti ünvanına sahip, Osmanlı Kültürü’nün oluşum ve gelişim sürecinde öncü kent kimliğinin sembolü olan Bursa, eşine az rastlanır bir kültür ve tarih mirasına ev sahipliği yapmaktadır. Evliyalar diyarı, tarihi abideler şehri, tabii güzellikleri ve binlerce senedir bilinen şifalı kaplıcaları ile dünyaca isim yapmıştır. Bursa ve civarında M.Ö. 4000'li yıllardan itibaren çeşitli yerleşimlerin olduğu saptanmıştır. Fakat yöreye ait kesin bilgiler M.Ö. 700'lere dayanmaktadır. Homeros bölgeden Mysia olarak söz etmektedir. Günümüzde Bursa yöresinde Mysia yerleşmelerini anımsatan iki köy bulunmaktadır: Misi(Gümüştepe) ve Misebolu

Karagöz gölge oyunu, tarihte Bursa'nın Türk kültür yaşamına kazandırdığı en önemli etkinliklerdendir.

İskender Kebap, İnegöl Köfte, Pideli Köfte, Kestane Şekeri, Kemalpaşa Tatlısı yörenin en bilinen yemek çeşitleridir.

 

 Bakacak Seyir Terası’ndan Bursa’ nın panaromik görüntüsünü seyretmeden,
Uludağ’ın zirvesine çıkıp buzul göllerini ve alpin kuşağının eşsiz görünümünü   oluşturan, aynı zamanda “Buzul Devri” oluşumları olan morenler, dolinler ve solüfliksiyon oluşumlarını görmeden,
Mevcut patika yolları ile orman içinde yürüyüşler yapmadan,
Yaz sezonunda kamp faaliyetlerine katılarak temiz havasından ve doğal güzelliklerinden yararlanmadan,
Kış sezonunda, kamu veya özel sektöre ait tesislerde konaklama imkanından yararlanarak kayak yapmadan,
Keşiş’ in evini ve Uludağ eteklerinde bulunan manastır kalıntılarını görmeden,
Uludağ Tepe’nin zirvesinde duran deftere izlenimlerinizi yazıp imzalamadan,
alandan ayrılmayın!!.